Kudret helvasından güllaca, baklavadan peynir şekerine ve tatlı sucuğa kadar Türk tatlı ve şekerlemelerinin tarihini İngiliz Mary Işın, Gülbeşeker adlı kitapta topladı. Işın, kitabı yazmak için Osmanlıca öğrendi, eski mutfak eşyalarından bir koleksiyon yaptı ve şehir şehir dolaştı
Nöbet şekerinin bir şekerci çırağının şeker şurubunun bozulduğunu düşünerek çukura dökmesi sonucu ortaya çıktığını, akide şekerinin Osmanlı’da saray törenlerinde ve şehzadelerin sünnet düğünlerinde ikram edildiğini, geçmişte misk şekerine ismini veren miskin bir geyiğin salgısı olduğunu, macunun tarihinin M.Ö. 63 yılına kadar uzandığını biliyor musunuz? Bu soruların yanıtları İngiliz Priscilla Mary Işın`ın yazdığı Yapı Kredi Yayınlar’ndan çıkan Gülbeşeker adlı Türk tatlıları tarihi adlı kitabında yer alıyor.
ARAŞTIRMASI YILLARCA SÜRDÜ
Bir İngiliz Osmanlı`dan bu yana Türk tatlılarının tarihini neden araştırdı? Bunun için yıllar öncesine gitmek gerekiyor. Işın, İngiltere`de felsefe eğitimi aldı, öğrenciyken Hollanda`da katıldığı bir öğrenci kampında eşi Yavuz Işın ile tanıştı. Okuldan mezun olduktan sonra evlenip Türkiye`ye yerleşen Işın, kısa bir süre öğretmenlik yaptı sonra ise çevirmenliğe başladı ve hala bu işi sürdürüyor. Halen de çeviri yapıyor. Mary Işın`Türkiye`ye ilk geldiğimde Türk mutfağına hayran kalmıştım. Kayınvalidem ve eşimin dayısından yaptıkları yemeklerin tariflerini aldım. Bu mutfağı İngilizlere tanıtmak için kolları sıvadım. Kitabın giriş bölümüne Türk mutfağının tarihinden bahsetmeye karar verdim` diyor.
Işın, karar vermiş vermesine ama önüne uçsuz bucaksız bir deniz çıkmış… Kendisine tavsiye edilen kitapları okumuş, 1983 yılında Topkapı Saray`nda düzenlenen Türk Tatlıları Sempozyumu`nun ardından Sadberk Hanım Müzesi`nde açılan mutfak araçları sergisiyle ilgisi daha da artmış. Işın`ın karşısına sonra bir metin çıkmış, Türk tatlılarıyla ilgili: `2003`te Kegan Paultarafından yayımlanan, 1837 yılında bir Alman şekercibaşının doğu tatlıları ve şekerlemeleri konusunda yazdığı kitabın İngilizce çevirisini hazırlarken Osmanlı tatlı ve şekerlemelerini araştırmıştım. Konu o kadar ilginçti ki aynı konuyu daha derin araştırmaya ve Türk tatlılarıyla ilgili bir kitap yazmaya karar verdim.`
Mary Işın, kitabı hazırlamak için İstanbul`daki sahaflardan Osmanlıca yemek tarifleri kitapları bulmuş: `Onları Türkçeye çevirtmek için çalıştığım vakfa götürdüm. Vakıf başkanı bana Osmanlıca çalışma kitabı verdi ve `Üç haftada çözersin` dedi. Çalıştım ve yemek tariflerini okuyacak kadar Osmanlıca öğrendim. 10 yıl önceMahmut Nedim bin Tosun`un Aşçıbaşı kitabını çevirip yayımladım.`
350 KAYNAKTAN YARARLANDI
Işın kitabı için ayrıca seyahatnameler, belgeler, anılar gibi Türkçe ve İngilizce kaynakları kullandı şekercilerle konuştu. Üç buçuk yılda hazırladığı kitabı için yaklaşık 350 Türkçe ve İngilizce kaynaktan faydalanmış. Ortaya ise peynir şekerinden kudret helvasına, ağız miskinden lokuma kadar Türk tatlı ve şekerlerinin tarihini anlatan bir kitap çıktı. Bu kitap, tatlı tarifi kitabı değil; kitapta tatlıların tarihi, onlarla ilgili yazılan şiirler, söylenen maniler anlatılıyor. Gelelim kitaba adını veren gülbeşekere… Gülbeşeker; gül reçeli, gül yaprağından yapılmış tatlı anlamında. Işın kitabına isim olarak bu tatlıyı seçmesinin nedenini şöyle anlatıyor: Mevlana `nın bahsettiği tatlı, üstelik yapılan ilk reçellerden. Bir de adı kulağa hoş geliyor.`
TATLI, ÇİKOLATA DEMEK DEĞİL
Pek çok tatlı kitabı var ve kendisinin kitabını onlardan ayıran farkları sorduğumuzda Mary Işın, `Amacım ilgi uyandırıp bu tatlıların gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak. Kitap eğlenceli olsun diye örnekler bulup, resimler kullandım. Günümüzde her şeyin çikolatalısı yapılıyor, pişmaniye bile çikolatalı… Sanki bir şey çikolatalı olmazsa tatlı yenilmezmiş gibi. Kitabımla tatlının sadece çikolata olmadığını göstermek ve bu tatlıları gelecek nesillerin de öğrenmesini istedim` diyor.
Eski mutfak eşyalarını biriktiriyor
Mary Işın`ın kitabında tel kadayıf dökme makinesinden baklava kesme aletine kadar bir dizi eski mutfak eşyasının fotoğrafları da yer alıyor. Bu eşyalar Mary Işın`a ait. Evinin her köşesinde bunları sergileyen Işın `Kitabı hazırlarken eski mutfak eşyalarının koleksiyonuna da başladım. Bunun için eskicilerden kadayıf dökme makinesinden tepsisine, baklava ve börek kesmek için kullanılan baklava bıçağına kadar pek çok şey satın aldım` diyor.
‘BENİM FAVORİMGÜLLAÇ’ 30′a yakın tatlının tarihini yazan Mary Işın, güllacı çok sevdiğini söylüyor ve `Ben genelde sütlü tatlıları severim. Badem ezmesinin tadı ağır geldiği için pek hoşlanmıyorum. Bir de tel kadayıfa çok meraklı değilim` diyor. Ya baklava açabiliyor mu? Işın, bu soruya şu yanıtı veriyor: `Baklava açmak zor değil ama yuvarlak açmak çok zor. Açarsınız açmasına ama yuvarlak olmuyor.`